Kur’an da Adalet Kavramı Üzerine Kısa Bir Tahlil

Bu çalışmamızda öncelikle adâlet kavramının etimolojik yapısını ele alacak Kur’an’da adalet kavramının kullanıldığı anlamlara değineceğiz. Umarım çalışmamız siz değerli okuyucular tarafından takdir kazanır. Faydalı bulduğunuz takdirde serinin devamı gelecektir.

Adâlet Kavramı Etimolojisi Üzerine

Adâlet (عدالة) kelimesi, “denk olmak, adaletle hükmetmek, doğru davranmak, istikamet üzere olmak”  anlamındaki (ل–د-ع)fiilinden türemiştir. Bu kökten mastar olan (عَدْل) kelimesi de adâlet ile eş anlamlıdır. Bu bağlamda adâlet; bir şeyi yerli yerine koymak, haksızlıklardan uzaklaşarak orta yolu tutma, kişinin kendi mülkündeki tasarrufu, insaf ve eşitlik anlamında bir terimdir. İslam literatüründe de eşitlik ilkesi adâlet kavramıyla ifade edilmiştir. Burada şunu da belirtmek gerekir ki eşitlik, her zaman adâlet kavramını karşılamamakta, fakat onun bir cüzünü teşkil etmektedir. Söz gelimi “Çocuklarınıza verdikle­rinizde adaletli davranınız.” hadis-i şerifinde adâlet, eşitliği ifade ederken sosyal adâleti emreden hükümlerde adâletten kasıt dengedir. Şer’i ve hukuki manada ise bu kavram; dinen mahzurlu işlerden kaçınmak, doğru yola yönelmek, adâleti temin etmek, büyük günahlardan kaçınma ve küçüklerinde ısrar etmemek anlamlarında kullanılmaktadır. Kişisel arzu ve isteklerden etkilenmeyen adâlet, ahlak ve hukukun en temel kavramıdır. Zıddı zulümdür ve çeviridir.

Kur’an’da adâlet, adl (عَدْلُ) , kıst (قِسْط) ve mîzan (مِيزَان) kelimeleri ile ifade edilmiştir. Ayrıca sıdk (صِدْقْ) kelimesi de ahlakî adâleti karşılamaktadır.

A-d-l(ل- د -ع) fiili, isim ve fiil formları ile 12’si mekkî, 16’sı medenî toplam 28; kıst kelimesi 8’i mekkî 17’si medeni 25; mîzan ise 17’si mekkî 6’sı medeni 23 ayette yer almaktadır. Kutsal kitapta kendisine bu kadar çok atıf yapılması, adâlete verilen önemi göstermektedir. Ayrıca bilindiği gibi mekkî ayetler genellikle inanç içerikli, medenî ayetler ise ibadet ve muamelat ağırlıklıdır. Adâlet mefhumunun her iki dönemde de emredilmesi ve vurgulanması, karşıtı olan zulmün şiddetle reddedilmesi, onun, İslam dininin önde gelen ilkelerinden olduğunu göstermektedir.

Kur’ân da Adalet Kelimesinin Farklı Anlamda Kullanıldığı Ayetler

’’O (senin Rabbin) ki, seni yarattı, sonra seni sevva etti (dizayn etti), sonra da düzen üzere seni dengeli, sağlıklı kıldı.’’[1] ayetinde ‘’dengeli kılmak’’ anlamında;

‘’Sonra da kâfirler, Rab’lerine (başka şeyleri) eş (denk, adl) tutuyorlar.’’  ayetinde  ‘’denk tutup, şirk koşmak’’ anlamında;[2]

‘’Muhakkak ki Allah, emanetleri  sahibine teslim etmenizi ve insanlar arasında hakemlik yaptığınız zaman adaletle hükmetmenizi emreder.’[3]’ ayetinde ‘’adil davranmak’’ anlamında; 

‘’O, adaletle emreden (irşad makamının sahibi olan) ve Sıratı Mustakîm üzerinde olan kimse ile eşit (müsavi) olabilir mi?’[4]’ ayetinde  ‘’tevhid yani kendisine ortak koşulamayan, yaptıklarında tek olan’’ anlamında;

‘’Ve Rabbinin sözü sadakatle ve adaletle tamamlandı. O’nun kelimelerini değiştirecek kimse yoktur. O, en iyi işiten ve en iyi bilendir.’’ ayetinde ‘’Kur’ân’ın adaleti’’ anlamında;

‘’Ve bir kimseden diğer bir kimseye, bir şeyin ödenmeyeceği ve ondan (hiç kimseden) bir şefaatin kabul edilmeyeceği ve hiç kimseden bir fidye alınmayacağı ve onlara yardım edilmeyeceği günden sakının.’[5]’ ayetin de ‘’fidye’’ anlamında;

‘’Kâbe’ye ulaşacak (Kâbe’ye götürülüp orada kesilecek) bir kurban veya yoksulları yedirme şeklinde bir kefâret, ya da buna denk bir oruçtur ki bu, böylece o yaptığı işin vebalini tatması içindir.’[6]’ ayetinde ‘’aynılık,karşılık’’ anlamında;

‘’Ve sizden adalet sahibi iki kişi şahitlik etsin (şahit olsun).’’ ayetinde ‘’adil, doğru sözlü, güvenilir kimse’’ anlamında kullanılmıştır.

[1] İnfitar Süresi 82/7. [2] En’am Süresi 6/1,150 Neml Süresi 27/60. [3] Nisa Süresi 4/58,135 A’raf 7/181 [4] Nahl Süresi 16/76 [5] Bakara Süresi 1/48, 123 En’am Süresi 6/70 [6] Maide Süresi 5/95
Adalet Kur'an Tahlil